top of page

KURUCUMUZ REFİK KIZILTAN

Bir teknik öğretmenin emeğinden doğan yerli pompa sanayisi

SUMAS Pompa’nın kuruluş hikayesi, yalnızca bir işletmenin doğuşu değildir. Bu hikaye; teknik eğitime duyulan inancın, yerli üretim iradesinin, Mersin’in tarımsal dönüşümünün ve bir insanın kendi mesleğine duyduğu güvenin hikayesidir.

Kurucumuz Refik Kızıltan, Konya Yatılı Bölge Sanat Okulundan teknik öğretmen olarak mezun oldu. Yaşamı boyunca, öğrencilik yıllarında okulunu ziyaret eden Mustafa Kemal Atatürk ile tanışma şerefine eriştiğini büyük bir gururla anlatırdı.

Okuldan mezun olduktan sonra askerlik görevini Eskişehir Uçak Fabrikası’nda yaptı. Bu dönem, onun teknik bilgisinin ve üretim kültürünün gelişmesinde önemli bir aşama oldu. Askerlik hizmetini tamamladıktan sonra, 1940’lı yılların başında Mersin Sanat Okulunda Torna Tesviye, yani talaşlı imalat öğretmeni olarak göreve başladı.

O yıllarda Türkiye’de teknik eğitim, ülkenin kalkınma idealiyle doğrudan bağlantılıydı. Teknik öğretmenler yalnızca ders anlatan eğitimciler değil, aynı zamanda üretim bilgisine sahip, çözüm geliştiren, gerektiğinde bugünün yüksek mühendisleri gibi sorumluluk üstlenen idealist meslek insanlarıydı.

Mersin’in kaderini değiştiren soru

Refik Kızıltan’ın anlattığına göre, bir gün okul müdürü tüm öğretmenleri toplar ve Mersin Valisi Tevfik Sırrı Gür’ün okulu ziyaret edeceğini, öğretmenlerle bir toplantı yapacağını söyler.

Vali Tevfik Sırrı Gür okula gelir ve öğretmenlerle yaptığı toplantıda şu soruyu sorar:

Bu okul, yeraltından su çıkaracak makine yapabilir mi?”

Okul müdürü, okulun böyle bir işi yapamayacağını söyler. Bunun üzerine Vali Gür, Mersin’in geleceğine dair çok önemli bir vizyon ortaya koyar. Türkiye’de çok araştırma yaptığını, bu işi ancak bu okuldaki öğretmenlerin başarabileceğine inandığını ifade eder.

Mersin’de tarımsal sulama için yeterli akarsu ve göl bulunmadığını, eğer yeraltından su çıkarılabilirse kentin kaderinin değişeceğini söyler. Böylece çok miktarda sebze ve meyve üretilebileceğini, özellikle turunçgil üretiminin gelişeceğini ve Mersin’in bir narenciye kenti haline gelebileceğini anlatır.

Vali Gür, öğretmenlerden su pompası üretimi konusunda araştırma yapmalarını ve bu konuya ciddi biçimde eğilmelerini ister. Toplantının sonunda da şu çağrıyı yapar:

Aranızda bu işi yapabileceğine inanan varsa hemen beni ziyaret etsin.”

Ben bu su pompalarını yaparım

Bu buluşma, Refik Kızıltan’ın yaşamında bir dönüm noktası olur.

Refik Hoca, bu fikir üzerinde uzun uzun düşünür, araştırma yapar ve sonunda bu işi başarabileceğine karar verir. Ardından Vali Tevfik Sırrı Gür’ü ziyaret eder ve kendisine şu güven dolu sözü söyler:

Kendime güveniyorum, ben bu su pompalarını yaparım.”

Vali Gür de Refik Hoca’ya inanır ve destek olur.

Böylece Mersin’de yerli su pompası üretiminin ilk adımları atılır. Refik Kızıltan, kiraladığı bir ahırı atölyeye çevirir. Çok çalışır, dener, üretir, geliştirir. Bir süre sonra su pompaları üretimine bütün emeğini vermek için öğretmenlik görevinden ayrılır.

Ahırdan atölyeye, atölyeden üretime

Refik Kızıltan’ın yaptığı ilk su pompası, yalnızca teknik bir başarı değil, aynı zamanda büyük bir cesaretin simgesidir.

Anlatıldığına göre, ufak tefek ve zayıf yapılı biri olduğu için ilk pompanın kuyuya monte edilmesi sırasında beline ip bağlanır ve kuyuya sarkıtılır. Refik Hoca, kendi yaptığı pompayı kuyuya monte eder, çalıştırır ve suyu basar.

Bu başarı kısa sürede çevrede duyulur. Talep o kadar artar ki, köylüler sipariş sırasına girer. Böylece Mersin’de sulu tarımın önü açılır.

Yeraltı suyunun tarımsal üretime kazandırılması, Mersin’in tarım yapısını dönüştüren önemli gelişmelerden biri olur. Sebze, meyve ve özellikle narenciye üretimi için yeni bir dönem başlar.

Süleyman Demirel ile tanışma

Bir süre sonra Refik Kızıltan’ın arkadaşı olan Isparta Milletvekili Ali Latifağaoğlu, onu o dönemde DSİ Genel Müdürü olan Süleyman Demirel ile tanıştırır.

Refik Hoca, yaptığı imalatları Süleyman Demirel’e ve teknik ekibine anlatır. Teknik ekip, Mersin’de böyle bir imalatın yapılmasının mümkün olamayacağını düşünür ve bu üretime inanmakta zorlanır.

Ancak Süleyman Demirel, Refik Hoca’ya inanır.

Refik Kızıltan, bu imalatı daha ileriye taşıyacağını, bir fabrika kuracağını ve onları açılışa davet edeceğini söyler. Süleyman Demirel de kendisine şu karşılığı verir:

Sen fabrikayı kur, biz de açılışına geliriz.”

SUMAS Pompa Fabrikasının kuruluşu

Refik Hoca sözünü tutar.

SUMAS Pompa Fabrikasını kurar ve SUMAS, Türkiye’nin dört bir yanına su pompaları üretmeye başlar. Artık yalnızca tarımsal sulama için değil; şehirlerin, kasabaların ve köylerin içme suyu ihtiyaçları için de pompa imalatı yapılmaktadır.

Bu süreç, yerli sanayinin geliştiği, Türkiye’nin kendi üretim gücüne daha fazla önem verdiği bir dönemdir. Refik Kızıltan’ın çalışmaları öyle bir noktaya gelir ki, o yıllarda Yerli Malı Koruma Kanunu kapsamında, özellikle Almanya ve ABD gibi gelişmiş ülkelerden yapılan bazı pompa ithalatları bir süreliğine sınırlandırılır.

Bu gelişme, SUMAS Pompa’nın yalnızca yerel bir girişim olmadığını; Türkiye’de yerli pompa sanayisinin gelişiminde önemli bir rol üstlendiğini gösterir.

Verilen sözün tutulduğu gün

Yıllar içinde Süleyman Demirel Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olur. Refik Kızıltan’a verdiği sözü unutmaz ve SUMAS Pompa Fabrikasının açılışını yapar.

Bu açılış, bir fabrikanın kapılarının açılmasından çok daha fazlasıdır. Ahırdan atölyeye, atölyeden fabrikaya uzanan bir emeğin; Mersin’den Türkiye’ye yayılan bir üretim idealinin; teknik öğretmenlikten sanayiciliğe dönüşen bir yaşam mücadelesinin sembolüdür.

Bugüne kalan miras

Refik Kızıltan’ın hikayesi, SUMAS Pompa’nın bugün hâlâ taşıdığı temel değerleri anlatır:

Güven, Kalite, Tecrübe, Yerli üretim, Çözüm odaklı mühendislik, Emeğe ve bilgiye saygı.

SUMAS Pompa bugün, kurucusundan devraldığı bu mirasla üretmeye devam ediyor. Suya ihtiyaç duyan tarımsal alanlarda, şehirlerde, sanayi tesislerinde, altyapı projelerinde ve yaşamın her alanında güvenilir pompa çözümleri sunmayı sürdürüyor.

Refik Kızıltan’ın emeğiyle başlayan bu yolculuk, bugün de aynı anlayışla devam ediyor:

Suyu hayata ulaştırmak, üretimi güçlendirmek ve ülkemize değer katmak.

 

Sonraki projeniz için teklif isteyin

bottom of page